Hikayeler
03 Mar 2022
By: Melis Güner

Hoşgörünün şehri olan Çanakkale, boğazı ve dağları gibi doğal güzellikleriyle Marmara Bölgesinde yer alan çok çeşitli yüksek kalite tarımsal ürünleriyle ünlü bir şehirdir. Dünyanın iklim eylemine, sorumlu üretim ve tüketime ve cinsiyet eşitliğine ihtiyacı olduğu bu çağda Çanakkaleliler sürdürülebilir kalkınma yolunda önemli adımlar atıyor.

Bir grup kadın girişimci, "İyi tarım, katkısız gıda, atıksız mutfak ve kadın istihdamı!" sloganıyla kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak için Troida Kadın Kooperatifi'ni kurdu. Girişim, kendilerine özgü ürettikleri tatları bölgedeki göçmen ve mülteci gibi dezavantajlı gruplara dağıtarak destek vermektedir.  

Kooperatif Üyesi ve Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar,

"Kırsal kalkınmayı destekleme, üreticilere ve tüketicilere temiz ürün ulaştırma, kadınları güçlendirirken israfı en aza indirme fikri beni çok heyecanlandırdı"

diyor. Tarım kenti Çanakkale'deki çiftçilerin, son zamanlarda ürünlerini yetiştirme ve satma konusunda zorluklarla karşılaştığına deyinen kooperatif başkanı Nazmiye Gök, Troida'nın kırsal kalkınmaya nasıl katkı sağladığını şöyle açıklıyor: "Bölge üreticilerinden direkt satın aldığımız ürünleri kullanarak tarım işçilerinin gelirlerine katkıda bulunuyor ve çifçilerin ürünlerinin satılmasını sağlıyoruz." Bir toplumun refah ve mutluluğunun yükselmesi için kaynakların verimli kullanılması ve üretim kapasitesinin artması önemlidir.

Söz konusu girişim,, kadınları destekleyerek toplumu güçlendirmeyi amaçlıyor ve dayanıklılık yönünden güçlü kadın üreticilerin topluma katkıda bulunma potansiyelinin yüksek olduğunun altını çiziyorlar.

“Bir kadının sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesi toplumun daha sağlam temeller üzerine oturmasını sağlar.”

diyor Nazmiye Gök. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların istihdamda daha az yer bulabilmeleri, Troida Kadın Kooperatifi için  öncelik haline gelmiş. Kooperatif, insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlayarak hem çalışan kadın sayısını artırıyor hem de  toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya çalışıyor.

Troida Kadın Kooperatifi üretime başladığı 2020 yılından bu yana 15 kadına ekonomik özgürlük ve istihdam sağladı. Burada çalışan kadınlar sadece iş sahibi olmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyal ve kültürel olarak da kendilerini geliştirme şansı elde ediyorlar. Kadınlar, IOM Türkiye'nin Toplum Temelli Tarım Projesinin iş geliştirme planı kapsamında düzenlediği İş Güvenliği ve Hijyen Eğitimi gibi çeşitli tematik eğitimlere katılarak yeni beceriler kazanıyor. "Eğitimlerden sonra kadınlar burada çalışmaya karar verdiler. İşe başladıktan sonra motivasyonları arttı ve kendilerini daha güçlü ve üretken hissettiler" diyor Nazmiye Gök.

Troida’da ilk kez iş hayatına başlayan Nursevim Yılmaz,

"Bu benim ilk işim. Üretmek ve bir şeyler yaratmak harika bir deneyim. Bunlar hayatımda daha önce hiç olmayan şeylerdi. Burada kadın arkadaşlarımla zaman geçirdikten sonra çalışmanın ve emek vermenin ne demek olduğunu öğrendim."şeklinde memnuniyetini dile getirirken "Paylaşmayı, dayanışmayı ve birliği Troida'dan öğrendim." diyor.

Kooperatifte kadın girişimciler, IOM Türkiye'nin sağladığı üretim ekipmanları ile salçadan karpuz pekmezine kadar çok çeşitli ürünler üretiyor. Bu kooperatifteki en heyecan verici şeylerden biri de kadınların yaratıcılığı ve uyum yetenekleri: "Kadınlarla çalışmanın güzelliklerinden biri de onların sahip olduğu esneklik ve potansiyel. Bu yaratıcı fikirler bizim üretkenliğimizi artırmamıza yardımcı oluyor." diye açıklıyor Rebiye Ünüvar.

Troida kooperatifinde hiçbir ürün israf olmuyor, herhangi bir atık çok lezzetli tatlara dönüştürülebiliyor. Meyvelerden reçel, marmelat ve pekmez yapılıyor. Daha sonra meyvelerin kalan kabuklarından ve artıklarından sirke yapılıyor. En son ortaya çıkan atık ise gübreye dönüştürülmek üzere işleniyor. Karpuz pekmezi ve karbuz kabuğundan turşu kooperatifin yeni nesil ürünlerden bazı ilginç örnekler olarak karşımıza çıkıyor. Troida Kadın Kooperatifi, yeterli gıdaya sahip olmayan insanları ve iklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarını göz önünde bulundurarak sorumlu üretim ve tüketimi teşvik ediyor. Rebiye Ünüvar,

"Ürünler sorumlu bir şekilde üretilmeli ve her ürün doğaya geri kazandırılmalıdır. Doğa da bize bu şekilde daha çok verecektir ve döngü korunacaktır."

Dezavantajlı grupları ve göçmen toplulukları desteklemek, kooperatifin önceliklerinden biri. Nazmiye Gök, "İş olanakları ve gıda ürünleriyle onları ekonomik olarak desteklemeyi umuyoruz. Göçmenlerin topluma entegrasyonu tüm ülkenin yararınadır." şeklinde verilen desteğin önemine değiniyor. Troida'nın uzun vadeli hedeflerinden biri de göçmenleri istihdam oluşturmak. 

“ Etnisite, milliyet, inanç ve ideoloji ayrımı olmadan tüm kadınları destekliyor ve birlikte güçlenmek ve ayrımcılığa hayır demek istiyoruz" diyor, Rebiye Ünüvar.

Bir diğer kooperatif çalışanı, Nursevim Yılmaz mutlu bir şekilde, "Başlangıçta bu projeyi başarabilecek miyiz diye endişe ediyorduk. Ama ürünler üretilip kavanozlara konulduğunda çok mutlu olduk" diyor.

Başlangıçta şüpheleri olsa da kendine olan inançlarıya bu yolculuğa çıkan kadınlar, bugün birçok aileye geçim kaynağı oluşturma ve ürün dağıtımıyla destek olurken geri dönüşüme de katkı sağlıyorlar. IOM Türkiye'nin Toplum Temelli Tarım Projesi kapsamında iş planı, danışmanlık hizmeti, eğitim ve ekipman desteğinden yararlanan kadınlar dayanışma, inanç ve iş birliği ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma yolunda ilerliyor. Kooperatif üyesi ve çalışanı Dilek Zeynali,

"Üretmek harika ama bir amacı desteklemek çok daha güzel. Böyle bir projenin parçası olmak bir onur."